Misyonum Sağlık ve BeslenmeBilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi için hekiminize danışınız.

Trekking

Trekking: Doğa yürüyüşü

Doğada trekking, genellikle bir noktadan diğerine ulaşmak için günlük olarak yapılan hafif tempolu sportif yürüyüşlerdir.

Doğa tutkusu başka bir şey olmalı. Doğada vakit geçirmek, kendimizi doğanın kucağına bırakmak bir heyecan ve yaşam kaynağı olarak değerlendirilebilir. Bunu yapmanın en iyi yollarından biri de hiç şüphesiz "Doğa Yürüyüşü-Trekking" dediğimiz huzurlu yürüyüş şeklidir. Çünkü çalıştığımız ortamlarda yaşadığımız stresleri ve şehrin gürültüsünü üzerimizden atmak için çok ucuza yapabileceğimiz aktivite ile haftanın yorgunluğunu atabiliriz. Büyük şehirlerin karmaşasından ve günlük hayatın stresinden uzaklaşmak isteyenler; doğa sizi kucakladı ve her koşulda sizi bekliyor. Günümüzde insan olarak yaşantımıza baktığımızda; Şehrin bunalımı içinde bir hayat yaşayarak yaşadığımızı ve duygularımızdan yavaş yavaş uzaklaştığımızı görüyoruz. Yürüyüş, doğayı ve kendini keşfeden, tanıtan ve öğreten bir eğitimcidir. Trekking, iç dinamikleri harekete geçiren, motivasyonu ve zevkleri artıran, döndüğünüzde işinize ve hayatınıza odaklanmanızı sağlayan harika bir egzersizdir; basit görünen ama bir o kadar da karmaşık olabilen bir yürüyüştür.

Trekking nasıl yapılır?

Öncelikle belirtmeliyim ki trekking herhangi bir özel beceri gerektirmez. Yediden yetmişe sağlıklı herkesin yapabileceği bir aktivitedir. Yürüyüşünüzün belli bir temposu olmalı, vücudunuzu zorlayacak ani hızlanmalar ve yavaşlamalar erken yorulmanızı sağlayacaktır. Yürüyüşünüze yavaş başlayın ve çok fazla enerji tüketmemek için vücudunuzun uyum sağlamasına izin verin. Bu tek başınıza ya da 2 kişi yürümeniz için geçerlidir. Bunun yanı sıra grup olarak yapacağınız yürüyüşlerde mutlaka bir takım lideri olmalı ve takımın yürüyüş temposunu önden yürüyerek belirlemelisiniz. İlk kez trekkinge katılacakların fazla zorluk çekmeyecek bir parkur seçmeleri ve tecrübe kazandıkça parkurların zorluk derecesini artırmaları tavsiye edilir.

Ayrıca yılın herhangi bir zamanında yapılabilecek bir aktivite yapmak da güzel. Doğa yürüyüşlerini alışkanlık haline getirenler, her mevsim yürümekten çekinmezler. Mevsimlik alet ve kıyafetlerin temin edildiği yılın herhangi bir zamanında yapılabilir.

Trekking Malzemeleri Nelerdir?

Malzemeleri parkurun iklimine göre seçmelisiniz. Yürüyüşlerinizde her zaman önemli olan malzeme kıyafet ve ayakkabıdır. Giydiğiniz kıyafetler yürüyüşünüzü engellememeli ve geniş olmalıdır. Kış aylarında ise mevsim şartlarına uygun, ayağa ve yere tutunan ortopedik botlar tercih edilmelidir. Yaz aylarında kullanacağınız yürüyüş botları çok iyi bir havalandırma sağlamalı, ayak bileği koruması hafif ve yumuşak olmalıdır. Yedek giysi ve yiyecek için yeterince büyük bir sırt çantanız olmalı ve her koşulda çantanızda eldiven, bere, şapka ve gözlük bulunmalıdır.

Doğa yürüyüşlerinin vazgeçilmezi ise baton ve tayt. Batonlar, taşıdığınız çantanın ağırlığını vücudunuza ve sırtınıza çeken ayaklarınızdaki yükün dengeli dağılımı ve hafifletilmesi açısından çok önemli bir malzemedir. Yaz aylarında yürüyüş sırasında ayakkabınıza taş, toprak ve çakılların girmesini engellemenin yanı sıra tayt, zararlı böceklerin pantolonunuza girmesini de engeller. Kış aylarında kar, karın botlara girmesini engeller ve ayaklarınız ıslanmaz.

Doğa yürüyüşlerinden en az bir gün önce ayak tırnaklarınızı kestiğinizden emin olun. Aksi takdirde aktivite sırasında tırnak batması veya kırılması gibi küçük yaralanmalarla karşılaşabilirsiniz.

Normal ayak numaranızdan bir numara büyük, sert ve kalın tabanlı bir ayakkabınız olduğundan emin olun. Ve mümkünse ayaklarınızı bileklere saracak yürüyüş botları. Böylece ayak burkulma riskini azaltmış olursunuz. Posta veya bot gibi ayakkabılar giyilmelidir. Su geçirebilen spor ayakkabı veya herhangi bir boyunsuz ayakkabı kişiyi zor durumda bırakabilir.

Trekking yaparken, hareket kabiliyetinizi engellemeyecek rahat pantolon veya polar giyin. Giysilerinizi seçerken pamuklu ve keten türleri yerine sentetik ve yünlü giysiler tercih edin. Bunun nedeni pamuklu giysilerin çabuk ıslanması ve ıslandığında geç kurumasıdır. Hava soğuksa, termal iç çamaşırı kullanabilirsiniz. Kot pantolon yerine kadife veya yün pantolon tercih edilmelidir. Kot pantolonlar vücudu soğuk tutar, ıslandığında bacaklara yapışır ve kolay kurumaz.

Akşamları mutlaka sırt çantanızı hazırlayın ve sabah evden çıkmadan kahvaltı yapın ve ihtiyacınız olmasa bile bol su için.

Trekking Yaparken Gerekli Malzemeler:

• Kış şartlarında suya dayanıklı yürüyüş ayakkabısı tercih edilmelidir.

• Yedek ayakkabılar

• Yüz veya Başı kapatmak için kumaş
parçası

• Küçük bir sırt çantası

• Yağmurluk, panço ve benzeri su geçirmez giysiler

• Havlu

• En az 1 litre su için matara veya plastik şişe

• Orta boy bir el feneri yedeği pil, kibrit, dikiş malzemesi, defter, kalem, düdük

• Yürümeye engel olmayan keten pantolon

• Yün-Pamuk veya termal üst ve iç çamaşırı, muflonlu sıcak tutan bir giysi, ince bir kaban

• Çakı

• Yedek Giysiler (pantolon, polar, tişört, iç giyim, çorap vb.)

• Bere-Eldiven, (Mevsim şartlarına uygun)



• Her yürüyüşçünün çantasında bir yemek ve içecek bulunmalıdır

• Temel ilk yardım malzemeleri ve gerekli özel ilaçlar, koruyucu krem...

Sağlık için yürüyün....




Greenwich Park

Greenwich Park'a bu bölgeye taşınmadan daha önceleri 3-4 kez gelmiştim. Ama Greenwich'e taşındıktan sonra  spor ve egzersiz amacıyla, çok nadiren de parkın içinden geçerek Greenwich Thames kıyılarına gitmek üzere Greenwich Parka neredeyse her gün uğruyorum. Greenwich Parkın içinde gezmeye ve koşmaya uygun çok güzel yerler var. Spor yapanları, yürüyüş yapanları ve koşanları her daim görmek mümkündür zaten. 

Greenwich Park'ın içinde yıllanmış ama dimdik ayakta duran, yaşamaya ve yaşatmaya devam eden, dalları eksik olsa da büyüklükleri ve yaprakları sayesinde gölge yapan her türlü ağaçlar, çiçek bahçeleri, tenis kortları, kafeler, çocuklar için oyun alanı, gözlemevi, bağ ve bostanlık, endemik bitkiler, denizcilik müzesi, kraliçenin evleri gibi yerler bulunmaktadır. Birbirleriyle bağlantı yolları sayesinde Greenwich Parkı rahatlıkla gezmek mümkündür. Her türlü eğlenceye ve festivallere açık bir park olduğunu biliyoruz. Festival ve müzik programları Greenwich Parkın sabit ayaklı panolarında afiş olarak asılmaktadır. Ayrıca royalpark.org.uk sitesinde Greenwich Parkıyla ilgili bilgiler bulunmaktadır. Büyük ve küçük sararmış çimleri üzerinde oturanlar, oyun oynayanlar, piknik yapanlar, spor yapanlar, sohbet edenler, ailecek vakit geçirenler, köpeklerini gezdirenleri, küçük bir havuzda ayak pedallarıyla yüzdürülen tekneleri görmek mümkündür.

Greenwich Parktaki gözlemevi meridyenlerin sıfır noktası olarak kabul edilmektedir. Osmanlı döneminde İstanbulda iken yıllar sonra Greenwich sıfır noktası olarak kabul görmüştür. Daha önceleri geyikler için bir alan bulunmaktayken şimdi geyiklerin Richmond Parka taşındığını biliyoruz.

Turistlerin Londraya geldiğinde getirildiği alanlardan biridir Greenwich Park. Benim de ilk tanışmam bu şekilde olmuştur bu parkla. O zaman parklarıyla ünlü olan İngiltere'de bu parkın büyüklüğünü ve içindekileri görünce şaşırmıştım, ama daha sonraları ben de alıştım. Şimdilerde spor imkanı olarak değerlendiriyorum Greenwich Parkını, sabah ve akşam yürüyüşlerimi yapıyorum. Belki daha sonraları farklı aktivitelerimize ev sahipliği yapar. 

Sizlere Greenwich Gözlem Evi ve Denizcilik Müzesi hakkında daha sonraki yazılarımda kısa bilgiler vereceğim.


Ünye

Ünye, Ordu'nun güzel ilçelerinden biridir ve uzunca bir sahili vardır. Ünye, M.Ö. 15000 yılına kadar uzanan tarihi ile Osmanlı İmparatorluğu dahil 9 kavmin burada egemenlik kurup yaşadığını görüyoruz. Güneşin denizden doğup denizden battığı, sabah denize girip bir saat sonra yaylaya çıkıp ormanda yürüyüş yapılabilen Karadeniz’in incisi Ünye, doğuya giden turların ilk uğrak noktasıdır. Hafta sonu, günübirlik kentimize gelerek yöresel yemekler, balık çeşitleri ve Ünye Pidesi'ni tadıp hoşça vakit geçirebilirsiniz. 

Ünye, tarıma dayanan ekonomisi ve modern yapılaşmasıyla hızla büyüyen; doğal güzellikleri, yaylaları, kaleleri, konakları, kaya mezarları ve tarihi hamamları bünyesinde barındıran; ince kumsallarıyla donanmış 25 km’lik kıyı şeridi ve kumsallarıyla tarihi bir turizm şehridir. İnce kristal kumları üzerinde güneşlenip yaz yağmurlarında deniz keyfini yaşayabileceğiniz ender sayfiye şehridir. Kumsalların dünyanın nadir bölgelerinde gözlenen magnetik kumla kaplı olması ayrı bir nitelik katar Ünye'ye. 

Osmanlı döneminde Kadıların ve Kaptanların yetiştiği bir yerdir Ünye. Ünye günümüzde geçilecek yer değil, kalınacak yer sloganıyla çağırır insanları kendine, ama çocukluğumuzun geçtiği yalıkahvesiyle, uzunkumuyla, topyanıyla, devrentiyle, burunucu-çömlekçi, orta yılmazlarıyla, kalabuzuyla, çöremeziyle, çamlığıyla, kırkevleriyle hafızalarımıza çakılmış yerlerini artık değişmiş kalıplarda görebiliyoruz maalesef. Çocukluğumuzdaki anılar gitmiş, yerini modern kentleşmenin, çoğu ülkeyi ve çoğu bölgeleri kasıp kavurduğu ve eskileri alıp götürdüğünü görüyoruz Ünye'de. 

Ama bunlara rağmen, sahili, denizi, yeşili ve doğasıyla, tarihi mekanlarıyla yine de bana gelin, bende kalın, güneşin doğuşu ve batışını seyredin, yiyin ve için der Ünye. Ünye, dört mevsim görülecek ve yaşanacak bir yer.  Herkesin bir Ünyeli arkadaşı ve dostu olsun, keyfine doyamazsınız. 

Çocukluğumuzda Ünye halkının maddi ve manevi katkılarıyla da yapılan Ünye Çimento Fabrikası, faaliyete başladığı ilk dönemlerde her tarafı bembeyaz hale getirdiğinde Ünye'liler yarattığı ekonomik fayda nedeniyle hem söylendiler, hem de ileri ki zamanlarda bunun olmaması için gereken adımların atıldığını duyarak derin bir nefes aldılar. Ama bir müddet Ünye, beyaz renge boyandı.  Zamanla filtre ile bu problem çözüldü. Artık bundan sonra Ünye kendisine gelecek olanları; gönül rahatlığı, sevecenliği, duyarlılığı, gösterişliliği, keyifliliği, huzurluluğu, yazın ritüel haline gelmiş kaldırımda gezintisi, sahildeki balıkçı tekneleri, kumsalı, magnetik kumu, sahili, yüzmesi, kent müzesi, Yunus Emre'si, iskelesi, tarihi kapıları, çakırtepesi, tarihi çeşme ve şadırvanları, ocakları, acısuyu, fındığı, yemekleri, meyveleri, gecesi ve gündüzüyle, yazı ve kışı, diğer mevsimleri ile bağrına basacaktır... Bekliyoruz Ünye'ye....