Misyonum Sağlık ve BeslenmeBilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi için hekiminize danışınız.

Obezite

Obezite: Modern çağımızda ciddi bir risk

Obezite denilince vücutta aşırı yağ birikmesi nedeniyle sağlığı riske atan vücut kitle indeksinin (BKİ) 30 ve üzeri olması kastedilmektedir.

İngiltere ve İskoçya'da yetişkinlerde her iki cinsiyette obezite oranı %29 iken, Kuzey İrlanda'da nüfusun %27'si obezdir. Son dönemlerde, Türkiye obezite artış hızında ilk sıralara yerleşmiştir.

Kadınlar erkeklerden biraz daha yüksek obezite oranına sahip olma eğilimindedir.

En düşük gelirli hanelerdeki yetişkinlerin %34'ü, en yüksek gelirlilerin %21'i obezdir.

BMI= (Kilo / Boy*Boy) günümüzde yaygın olarak kullanılan ve vücuttaki yağ içeriği hakkında fikir veren bir formüldür.

Zayıf: 18,5'in altında

Normal: 18,5 ila 24,9

Fazla kilolu: 25,0 ila 29,9

Obez (sınıf 1): 30.0 ve 34.9

Morbid obezite (sınıf 2): 35-39.9

Morbid obezite (sınıf 3): 40 ve üstü

Hormonlarımız, vücudumuzdaki süreçleri kontrol eden ve dengeleyen kimyasal habercilerdir. Ancak obezitesi olan insanlarda, anormal metabolizmaya, iştahın artmasına veya daha fazla yiyecek için anormal istek ve daha fazla vücut yağının birikmesine yol açan tüm vücudu olumsuz yönde etkileyen hormonlar salgılanır. Ciddi beslenme problemleri ve değiştiremedikleri yeme-içme alışkanlıkları ortaya çıkar. Aşırı vücut ağırlığı sadece sağlık için bir tehdit değil, aynı zamanda çeşitli ciddi sağlık sorunlarına kapı açan fiziksel aktivitenin önündeki bir engeldir. 

Obeziteye yanlış beslenme, günümüzdeki beslenme modelleri, hareketsizlik vs gibi etkenler yol açar. Kısır döngü gelişir. Fast food yemekleri veya işlenmiş gıdaları içeren dengesiz bir diyet, yerleşik bir yaşam tarzı ile birleştiğinde, bağırsaklar, damarlar ve karaciğer dahil olmak üzere birçok hayati organın çevresinde aşırı vücut yağının depolanmasına ve çok fazla kilo alımına neden olabilir. Obeziteye bağlı olarak oluşan karın boşluğunda 'visseral yağ' olarak da adlandırılan bu iç yağın tehlikeli sağlık sonuçları olabilir.

Uzun saatler süren açlıktan sonra, sağlıksız yiyeceklere yönelik mecburi istekler, kontrolsüz yemeye ve obezitenin ana nedeni olan karbonhidrattan zengin yiyeceklerin şekerli içeceklerle birlikte tüketilmesine neden olabilir. Anne ve babanın da obezite ile yaşamını sürdürdüğü ailelerde obez çocuk sahibi olma şansı %80 civarındadır. Çocukların obezite ile yaşamasını istemiyorsak, obez olmasını önlemek amacıyla aile yaşam tarzının muazzam bir etkisi olduğunu kabullenmek, ailelerin gıdalar ve fiziksel aktivite hakkında seçim yapma biçimleri konusunda farkındalık yaratmak gerekmektedir. Obezite ile bilinçli olarak savaşalım...


Minimalizm

MİNİMALİZM için AİLE DEĞERLERİNİ DİKKATE ALIN

Peki ailenizle minimalizme nasıl yaklaşmalısınız? Önce değerlerine hitap ederek.

Ne de olsa minimalizmin aslında dağınıklıktan ya da ne kadar eşyaya sahip olduğunuzdan ibaret olmadığını unutmayın; bunun yerine, hayatınızda en çok değer verdiğiniz şeylere yer açmakla ilgilidir - bu yüzden konuşmanın başlaması gereken yer burasıdır. Yani, her kişinin kendine göre belirlediği bir değerlendirme sistemi var: En değerlisinden en az değerlisine doğru sıralamak önemlidir. Çoğu insan bu kategorilerin çok defa ayırımında değildir. Bu nedenle her şeyi değerli statüsüne sokmaktadır. Bu tür kişiliğe sahip olanlar hemencecik sadeleşemezler, onlara biraz zaman tanımakta fayda vardır. Ama evde bir kişinin bile minimalizmle yaşamaya geçmesi diğerlerini de etkileyebilir.

Örneğin, eşiniz ve oğlunuz büyük bir futbol hayranı diyelim. Belki de minimalizm konusuna bu açıdan yaklaşabilirsiniz?

• Maçlara gitmeyi sevdiğini biliyorum… belki daha az X ve Y alırsak, sana sezonluk bilet alacak parayı bulabilir miyiz?

• Vay be, bir Cumartesi daha evde iş yaparak geçti… belki bazı eşyalarımızı toplarsak, bahçede futbol oynamak için daha çok zamanın olur mu?

Tabii ki, bunlar sadece birer örnek ve sizin için gerçekçi olmayabilir, ancak fikir, “şeyler üzerinden deneyimlerin” hayatlarında nasıl görünebileceğinin bir resmini çizmektir. Kendinizi onların yerine koyun ve minimalizmin onlara özellikle nasıl fayda sağlayacağını düşünün.

• Belki eşiniz uzun yolculuklardan nefret ediyor; daha az eşyanız olsaydı, onun düşünce şekline, yani minimalizm ile yaşamaya yaklaşabilir miydiniz? Üstelik, uzun yolculuklardan nefret etmenin eşyaları toparlama süresindeki uzunluklar ve bavullarla seyahate gitmenin taşıma zorluğu gibi acı verici tarafları da var. 

• Siz ve çocuklar ev işlerinden nefret ediyor musunuz? (Muhtemelen herkes gibi, haha!) Dağınık bir evde hangi işleri bırakabilecekleri veya daha az sıklıkla neleri bırakabilecekleri konusunda net olun. Yapılacak işlerin en çok önemliden en az önemli sırasına konulması minimalizmle yaşamayı öğrenmemiş ailelerde sıkıntılı bir durum oluşturabilir. İş yükü artacaktır ve hiç bitmemek üzere devamı gelecektir. Minimalizmle yaşamayı seçenler bu iş yükünün zamanı altında ezilmezler, bu zamanı sevdikleriyle birlikte geçirmeleri mutluluklarına mutluluk katacaktır. 

• Eşiniz eğlenmeyi sever mi? Evinizde daha az eşya olsaydı, arkadaşlarınızı daha sık davet edebilir miydiniz?

Yaratıcı olun ve aile üyelerinizi neyin motive ettiği konusunda kalıpların dışında düşünün ve bunu zorlayıcı bulursanız, doğrudan onlarla konuşun, ortak bir yol bulmaya çalışın. Hayatlarında daha fazla zaman, para, enerji ve alana sahip olsalardı ne yapacaklarını sorun. Açık noktalarını bulun ve ardından noktaları birleştirin; minimalizm hayatlarını nasıl daha iyi hale getirebilir? Örnekler verin, deneyin, yapın ve sonucu birlikte değerlendirin...

Yaklaşımınıza Dikkat Etmek

Yaklaşımınızına dikkat etmek. Her şeyde önemli olduğu kadar toplu yaşanılan mekanlarda biraz daha önemli hale gelmektedir. Sadeleşmeye veya minimalizme giden yolda karşınızda aile bireyleri yer alabilir. Bu nedenle; her şeyden önce, en önemli unsurun yaklaşımınıza dikkat etmek olduğunu düşünüyorum. Siz sadeleşmek isteseniz de aile üyeleri size karşı çıkabilir hatta bazı ürünler için aile üyeleri veya üyelerden biri kendilerini veya kendisini karar verme sürecinin bir parçası gibi hissediyorsa, onların düşüncelerini almakta fayda vardır. Böyle yapıldığında minimalizm (veya herhangi bir yeni fikir) daha iyi karşılanacaktır. Yaklaşımınıza dikkat etmek, onların düşüncelerini almamak veya onlara hatalarını göstermeye çalışan bir “uzman” olarak davranmak, birlikte aynı mekanı paylaşma bütünlüğünü  bozabilir ve bu nedenle mevcut yaşam tarzlarının saldırı altında olduğunu hissedebilirler. Çünkü sadeleşmek atmayı, başkalarına vermeyi veya bağışlamayı gerektirir. Bu eylem bazen sana ait olmayan şeyleri de içerebilir, bu durumda tehlike çanları çalabilir. Bu nedenle yaklaşımınıza dikkat etmek önemlidir. Akıllıca davranılmalıdır.

Yaklaşımınıza dikkat etmek gerektiğinde ilk kişi muhtemelen eşiniz olacaktır. Eşinizi sadeleşmek konusunda ikna etmek değil tabi ki amacımız, ama onu da bu işe dahil edebilmenin iyi bir yolunun ona dağınıklık hakkında bazı istatistikler göstermek olduğunu düşünebilirsiniz. Yaklaşımınıza dikkat etmek işte budur. Önce bilgilendirmek, sonra birlikte pratik yapmak, daha sonra da ne olduğunu birlikte görmek, hissetmek, yaşamaktır amaç. Minimalizm içinde yaşamak kolay değildir elbette, ama yaklaşımınıza dikkat etmekle bu hedefe doğru emin adımlarla birlikte yürüyebilirsiniz. Elbette eşiniz veya evde birlikte yaşadığınız diğerleri olanları duyduktan ve yaşadıktan sonra onlar da aynı duyguları hissedecekler mi? Evet, gerçekten aynı atmosferi yaşayanlar aynı duyguları hissederlerse sonucun mükemmel olacağını şimdiden söyleyebiliriz.

Peki belki… ya da belki değil. Elbette herkes farklı tepki verecektir ama bence minimalizmle ilgili istatistikler veya “memler”, fikre zaten açık olduğunuzda muhtemelen en motive edicidir. Değilse, pasif agresif bir saldırı gibi hissedilebilir. Bu duygu ve düşünceler önemlidir. Bu nedenle, yaklaşımınıza dikkat etmek işin büyük kısmını halleder.

Aklınıza şu tür düşünceler gelebilir: Bana “Ya çözümün parçasısın ya da sorunun parçasısın” sözünü hatırlatıyor; teoride kulağa hoş geliyor ama birine problemin bir parçası olduğunu söylemek onları dahil etmenin en iyi yolu mu? Hayatınızda birden bire bir değişiklik yapmak, sadeleşmek, minimalist hale gelmek kolay değil elbette. Ama günümüz dünyasında artık gerekiyor. Aldığımız eşyaların haddi hesabı yok. Nerede olduğunu bir müddet sonra unutuyoruz, hatta var mı yok mu diye tereddüt ederek aynı eşyanın ikincisini alıp getiriyoruz evimize. Çılgınlık bu. Bu da düşünülmesi gereken konulardan biri. Bu nedenle yaklaşımınıza dikkat etmek gelecek kuşaklara verilecek en önemli mesajlardan biri olmalı.

Yine, sadeleşmeye herkesin farklı tepki vereceğini biliyorum, ancak birilerini değişim için kasıtsız olsa bile utandırmanın nadiren iyi bir motive edici etkisi olduğunu düşünüyorum ve genellikle birlikte yaşadığınız kişileri, özellikle biraz inatçılarsa, uzun vadede değişime karşı daha dirençli hale getirme riskini alırsınız. Bu da en önemli hususlardan biridir ve kayda değer davranış modelleri olarak aklımızda tutulmalıdır. Yaklaşımınıza dikkat etmek her konuda gerekli en önemli unsurlardan biridir...

Kutlayın


Kutlayın! Sadeleşmeyi kutlayın ki mutluluk hormonlarınız aktifleşsin. 10 dakika önerilerimizi okuyun. Bu önerilerden herhangi biri, sadelik yolculuğunuzda ilerlemenize yardımcı olabilir, ancak sadeliğin faydalarını deneyimlemek için yolun sonunda ne olacağını beklemeyin, 10 dakikada sadeleşmeyi yaptıktan sonra hemen kutlayın, hem 10 dakikada yaptıklarınızın hazzını yaşayın hem de kutlamanın hazzını. Beklemeyin ve kutlayın! Yapmadığınız her şeye veya daha ne kadar ilerlemeniz gerektiğine odaklanmanın suçluluk duygusunu, ruh emici sürecini atlayın. Bu süreçler kabus haline dönüşmesin.

• Dolabınız bir felaket ama mutfak tezgahlarınızda dağınıklık yoksa, bunu kutlayın.

• Sabahınız stresli ve yoğun geçtiyse, ancak öğle yemeğinden sonra 20 dakika sessizce oturabiliyorsanız, bunu kutlayın.

• Alışveriş merkezine gittiyseniz ve ihtiyacınız olmayan şeylere fazla para harcadıysanız, ancak eve gelip bağış yapmak için size uymayan kıyafetlerle bir kutu doldurduysanız, bunu kutlayın.

Odağınızı sadelik yolculuğunuzda ilerleme kaydettiğiniz yollara çevirin ve bir sonraki şeyle başa çıkmak için bunun size nasıl hissettirdiğinin sonucuna odaklanın ve kutlayın.

Kutlayın çünkü kutlama kültürü gelişsin. Kutlamak huzur ve mutluluk, neşe getirir. Kutlama ritüeli tamamen sizin birikiminize bağlıdır, kutlamanın kompleks bir yapı taşıması gerekmez, basitçe kutlayın. Bazen çay bazen kahve bazen de içki içmek bir kutlama olabilir, arkadaş daveti bir kutlama olabilir, yemek yapmak, küçüklerle oynamak, büyüklerle sohbet etmek gibi bir çok organizasyon planlanabilir kutlamak için, ama en sadesi küçük kutlamalardır, kutlayın ki mutluluk hormonlarınız artsın...



Basitleştirin ve sevinci yakalayın! Kutlayın!

10 Dakika-2

10 Dakikada veya Daha Kısa Sürede Hayatınızı Basitleştirmenin 20 Yolu-2

10 dakikada yapabileceğin ve hayatını daha mutlu ve huzurlu hale getirebileceğin basit ama sonuçları güçlü olan hareketlere devam ediyoruz:

11.Eşyaları ait oldukları yere koymak için zaman ayırırken, mümkün olduğu kadar çok tezgahı temizleyin. Ait oldukları yere yakın bir bağış kutusu bulundurun. İçine 3-5 lira bağış atın ve ayda bir ya da 2 ayda bir bağış yapın, yardım edin.

12. Küçük gardıroplar kullanın, fazla eşya hem size hem de yaşamınıza katkı sunmaz. Buna 10 dakika içinde karar ver ki her gün ne giyeceğim diye düşünme.

13.Son kullanma tarihi geçmiş, eski, istenmeyen tüm eşyaları kilerinizden ve buzdolabınızdan çıkarın. 

14.Bir hafta veya daha uzun süredir beklediğiniz herhangi bir istek için "teşekkür ederim" içeren yanıtı 10 dakika içinde gönder. Hala düşünüyorsan, heyecan duyman mümkün değil.

15.Gerçek arkadaşınız olmayan Facebook arkadaşlarınızı arkadaşlıktan çıkarın veya hesabınızı silin. Seyir koltuğunda oturanları 10 dakikada hayatınızdan çıkarın.


16.Telefonunuzu ve bilgisayarınızı kapatın. 10 dakika gözlerinizi kapatın ve hayal edin. Bu hareketi sık sık tekrar et.

17.Kitaplarınızı bulutta saklayın.

18.Eşyalarınızı depolamak için ne kadar para harcadığınızı yazın. Her ay o parayla ne yapmayı tercih edeceğine karar ver.

19.Lavabonun altındaki dolabı boşaltın. Yıkayın ve sonra sadece kullandığınız şeyleri geri koyun.

20.Fizik muayene, mamogram, diş hekimi ziyaretleri veya diğer rutin tıbbi şeyler gibi tüm yıllık tıbbi randevuları planlayın. Hepsi 10 dakikada... Fazla uzatmayalım....Hayatınıza renk gelsin...

10 Dakika-1

10 Dakikada veya Daha Kısa Sürede Hayatınızı Basitleştirmenin 20 Yolu-1

Sadeliğin bir varış noktası değil bir uygulama olduğunu saptamış olsak da, hayatınızı kolaylaştırmak için her gün yapabileceğiniz pratik şeyler var. Ve iyi haber şu ki, hızlıca yapabileceğiniz basitçe şeyler bunlar. 10 dakika için bir zamanlayıcı ayarlayın. Aşağıdaki görevlerden herhangi birini seçin. 10 dakika sonra durun ve ne yaptığınızın farkına varın. Hayat daha basitçe yaşanabilirmiş, onu görün ve kendinizi kutlayın.

10 dakikada yapabileceğiniz şeyler:

1.Bir yıldır giymediğiniz ayakkabıları bağışlayın.

2.Üç teşekkür notu yazın.

3.Slow müziği açın, uzanın ve gözlerinizi kapatın.

4.Son 6 ayda kullanmadığınız bardakları, tabakları, çatal bıçak takımlarını, servis tabaklarını veya mutfak gereçlerini mutfaktan çıkarın. Kutuya koyun ve “mutfak malzemeleri: 30 gün sonra bağış yapın” yazın ve sonra onu gözden uzak tutun. Daha sonra onun içindeki bir şeyi özlüyorsan, git onu al ve kullan. Görmek istemiyorsan ve ihtiyacın yoksa, bağışlayın. 10 dakikada bu işi bitirin, üzerinde fazla düşünmeye değmez. 

5.Kaydolmadığınız veya kaydolduğunuz ancak artık ihtiyaç duymadığınız/istemediğiniz/beğenmediğiniz herhangi bir e-postayı açın, e-postanın en altına gidin ve “abonelikten çık”a tıklayın. Ne kadar kolay değil mi? 

6.Arabanıza iki küçük çanta getirin. Birini çöple, diğerini arabaya ait olmayan herhangi bir şeyle doldurun. Plastik ve poşet kullanmamaya azami dikkat edelim.

7.Arabanızı sadeleştirin, nereden getirdiyseniz onları ait oldukları yere koyun.

8.Sık açmadığınız çoğu zaman kapalı olan çekmecelerinizin içindekileri bir kağıt torbaya boşaltın. Torbanın ağzını kapatın ve bir çantaya koyun. 30 gün içinde çantada hiçbir şeye ihtiyacınız yoksa… Torbadan ve içindeki her şeyden kurtulun. Torbada bir şeye ihtiyacınız varsa, çıkarın ve ait olduğu yere koyun. 

9.Banyonuza bir kutu getirin ve son kullanma tarihi geçmiş veya kullanmadığınız ya da kullandığınız zaman süresi dolmuş olan herhangi bir şeyle doldurun.

10.Bir kereden fazla giymediğiniz tüm resmi davet elbiselerinizi bağışlayın. Evet, süslü bir şey için aldığın tüm o elbiseler, bir daha giyilmeyecekse veya yılda 1 kez giyilecekse 10 dakikada kararını ver ve kurtul.

10 dakikada karar vermek sizi oldukça rahatlatır, uzatmayın süreyi... Haftaya diğer 10 dakikada karar vereceğiniz 10 basit konuya devam edeceğim...





Alkali Yiyecekler

 

Alkali Yiyecekler; pH ile asitlik derecesi değerlendirildiğinde 7-14 arasındaki gıdalardan oluşmaktadır. Vücüdumuzdaki metabolizma sonucunda asidite meydana geldiğinden ve günlük beslenmemizin asidik olduğu düşünüldüğünde vücudumuz kronik olarak asidoza meyilli hale gelmektedir. Bu nedenle bu gidişatı önlemek veya azaltmak için alkali yiyeceklerle beslenmek önemli hale gelmektedir. 

Alkali Yiyeceklerin asitlik derecesine göre değerlendirilmesi sonucunda aşağıdaki listeye örnek olarak yerleştirdiğimiz gıdalara göre yüksek, orta ve az alkali yiyeceklerle beslenmekle asidoza yatkın olan vücudumuzda oluşacak kronik negatif reaksiyonları en azından nötr hale getirmek mümkündür.

Az Alkali Yiyecekler

Süt, Peynir, Yoğurt ve Diğer Süt Ürünleri - Soya sütü, pirinç sütü, manda sütü, manda yoğurdu

Et, Balık, Tavuk, Yumurta - Çiftlik somonu, tatlı su balıkları, hamsi, sardalya, uskumru, ton balığı

Meyveler - Karpuz, kayısı, çilek, böğürtlen, nektarin, kuru hurma, kuru incir, kuru siyah erik, siyah üzüm, armut

İçecekler - Sade maden sodası

Baharatlar - Asitli gruptakilerden başka diğer tüm baharatlar

Yağlar - Asitli gruptakilerden başka diğer tüm tohum yağları

Baklagiller, Un, Tahıl - Esmer pirinç, nohut, mercimek, tatlı patates, darı, bezelye

Tohum – Ay çekirdeği, kabak çekirdeği, makademya fındığı

Orta Alkali Yiyecekler

Süt, Peynir, Yoğurt ve Diğer Süt Ürünleri - Lor peyniri, kefir, koyun sütü, koyun peyniri, keçi sütü, keçi peyniri, tofu, keçi yoğurdu, koyun yoğurdu

Et, Balık, Tavuk, Yumurta - Serbest dolaşan tavuktan yumurta beyazı, soğuk deniz somonu

Meyveler - Taze hurma, kavun, taze incir, olmamış yeşil muz, siyah erik, üzüm pekmezi

İçecekler - Yeşil çay, beyaz çay, bitki çayları

Baharatlar - Zerdeçal, tarçın, kırmızı pul biber

Yağlar - Balık yağı, çörekotu yağı, üzüm çekirdeği yağı, nar yağı, çuha çiçeği yağı, aspir yağı

Baklagiller, Un, Tahıl - Kinoa, glutensiz un

Tohum - Susam, keten tohumu, kenevir tohumu, çörek otu

Sebzeler - Kabak, kereviz, marul, yeşil biber, kara pancar, beyaz lahana, beyaz turp, karnabahar, Brüksel lahanası, bamya, yeşil fasulye, pırasa, su teresi, soğan, sarımsak

Yüksek Alkali Yiyecekler

Süt, Peynir, Yoğurt ve Diğer Süt Ürünleri - Hindistan cevizi sütü, badem sütü

Et, Balık, Tavuk, Yumurta - Yok

Meyveler - Misket limonu, limon, Hindistan cevizi, avokado, greyfurt

İçecekler - Alkali su, Hindistan cevizi suyu, misket limonu suyu, limonlu su, elma sirkeli su

Baharatlar - Himalaya tuzu, deniz tuzu

Yağlar - Hindistan cevizi yağı, avokado yağı, soğuk sıkım zeytinyağı, keten tohumu yağı, okyanus balıklarının yağları

Baklagiller, Un, Tahıl - Soya lesitini, soya unu, kara buğday

Tohum - Badem

Sebzeler - Sebze suyu, buğday çimi, arpa çimi, misket limonu, limon, alfa alfa otu, deniz yosunu, taze soya filizi, ıspanak, salatalık, bambu filizi, soya lesitini, kırmızı turp, kırmızı lahana, enginar, roka, kuşkonmaz, maydanoz, zencefil, avokado, brokoli, karahindiba, semiz otu…