Misyonum Sağlık ve BeslenmeBilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi için hekiminize danışınız.

Satranç

     Satranç oyunu nasıl oynanır?

  1. Oyuna her zaman beyaz taşlar başlar. Klasik satranç takımlarındaki renkler siyah-beyaz şeklindedir. Ama, bazı özel yapılmış satranç takımlarında her türlü şekil, figür ve renk bulunabilir.
  2. İki kişiyle oynanır.
  3. Her oyuncunun 16 taşı vardır. Bunlardan sekizi piyondur ve önde yer alır. Diğer taşlar bir adet şah, bir adet vezir, 2 adet fil, 2 adet at ve 2 adet kaledir.
  4. İki taş aynı karede yer alamaz.
  5. Her oyuncu sıra ona geldiğinde hamle yapmak zorundadır.
  6. Satranç oyununda süre sınırlaması yoktur. Bazı turnuva oyunlarında zaman sınırlaması mümkündür.
  7. Oyundaki en değerli taş şahtır. Şah sıkıştırılıp kaçacak yeri olmadığında oyun sona erer. Satranç oyununun amacı, rakibin şahını mat etmektir. Bir başka deyimle, karşınızdaki rakibin şahının bulunduğu kareyi tehdit altına almak ve rakibin, tehdit altında olmayan bir başka kareye kaçışının ya da tehdidi engelleyecek başka bir hamlesinin mümkün olmamasıdır. 
Satranç okullarda, kulüplerde ve internet ortamında öğrenilebilir. Ayrıca satranç ile ilgili kitaplar yazılmıştır. Kitaplardan da satranç öğrenilebilir. Ancak en önemlisi satranç oyununun bir mentor aracılığıyla öğrenilmesidir. Mentor olan kişinin satranç oyunlarında ve turnuvalarda başarılı sonuçlar almış olması, tecrübesinin olması satranç oynayacaklar için yeni öğrenme aşamasından turnuvalarda başarı üstüne başarı alınabilecek düzeye gelinmesinde oldukça olumlu neticelere yol açar.

Satranç turnuvalarında heyecan çok fazladır. Her 2 oyuncunun satranç saati vardır ve saati kullanmak, zamana karşı güzel hamleler yapmak başarıda önemlidir. Bunları öğrenebilmek ve uygulayabilmek için devamlı pratikler yapmak, mentor eşliğinde hamleleri gözden geçirmek, turnuva oyuncusu olabilmek için hayalde satranç masalarında oyunlar oynamak, daha önce oynanmış oyunların analizlerini yapmak gerekir.
Satranç, her yaşta öğrenilebilecek ve oynanabilecek bir oyundur. Zeka gelişimine katkıda bulunur. Yaşlılıkta oluşabilecek nörodejeneratif hastalıkları geciktirir. Öğrenmesi ve oynanması kolaydır. 

Çocuklarınıza satranç öğretin, siz bilmiyorsanız birlikte öğrenin ya da onların öğrenmesi için mentorlar bulun.....

Saç Ekimi

Saç Ekimi

Saç Ekimi Nedir?

Günümüzde birçok kişi saç dökülmesi problemlerinden dolayı saç ekimi yöntemlerine başvurmaktadır. Saç kaybı; stres, dengesiz beslenme ve çeşitli sağlık sorunları. Erkeksi dökülme dediğimiz, kelliğe neden olan saç dökülmesinin sonuçlarından kurtulmak için saç ekimi yöntemleri kullanılmaktadır. Saç kaybında saç lazeri ve PRP uygulanabilir. Ancak bazı saç tipleri bu uygulamalarla başarılı sonuçlar elde edemez ve yine saç dökülmesi ve kellik oluşur. 

Saç ekimi nasıl yapılır?

Saç ekimi operasyonu üç temel adım gerçekleştirilerek yapılmaktadır. Bu aşamalar saç köklerinin toplanması, ciltteki kanalların açılması ve açılan kanallara saç köklerinin yerleştirilmesidir.

1. Adım: Saç ekimi lokal anestezi altında yapılır. Bölgeye lokal anestezi uygulandıktan sonra saç kökleri tek tek toplanır. Greft adı verilen saç köklerinin zarar görmemesi operasyonun başarısı için çok önemlidir. Genel olarak ense, greft toplama için en iyi bölgelerden biridir.

2. Adım: Greftler toplandıktan sonra kellik olan bölgeye greftler için yeterli büyüklükte kanallar açılır. Bu aşamada kanalların boyutları ve açısı doğal bir görünüm elde etmek için çok önemlidir.

3. Adım: Saç ekiminin son aşamasında greftler plana göre 45 derecelik açıyla açılan kanallara yerleştirilir ve operasyon tamamlanır.

                                           Saç Ekimi Yöntemleri

FUE Saç Ekimi

FUE saç ekiminde saç kökleri mikro motor kullanılarak tek tek ayrılarak açılan kanallara yerleştirilir. Saç köklerinin kanallara manuel olarak yerleştirilmesinden dolayı oldukça doğal bir görünüm oluşur. 

Safir FUE Saç Ekimi

Safir FUE saç ekiminin normal FUE saç ekiminden temel farkı kanal açma sırasında metal yarıklar yerine özel safir uçlu kalem kullanılmasıdır. Bu safir uçlu kalem iyileşme sürecini hızlandırır. Bu nedenle bireyler tarafından tercih edilebilir.

Robotik Saç Ekimi

Robotik saç ekiminde saç kökleri robotlar tarafından ekilir. Diğer işlemler geleneksel saç ekimi yöntemiyle aynı şekilde ilerler.

DHI Saç Ekimi

Bu işlemin diğer yöntemlerden farkı kanal açılırken kullanılan medikal kalemdir. Bu yöntemde kanal açma ve saç ekimi aynı anda gerçekleştirilir.

FUT Saç Ekimi

FUT saç ekiminin diğer yöntemlerden en büyük farkı, saç köklerinin tek tek değil, bir bant yardımıyla gruplar halinde toplanmasıdır.

Ameliyatsız Saç Ekimi

Yukarıda bahsedilen saç ekimi yöntemlerinden farklı olarak ameliyatsız saç ekiminden bahsetmek mümkündür. Ameliyatsız saç ekimi yönteminde diğer yöntemlerden farklı olarak iğne kullanılmaz. Ameliyatsız saç ekiminde iki farklı yöntem kullanılmaktadır. Bunlar kök hücre saç ekimi ve saç mezoterapisidir.

Kök hücre yönteminde saç kökleri mikro motorlarla toplanır. Kök hücre yönteminin en önemli avantajı saç köklerinin beslenmesi ve saçların çok daha güçlü hale gelmesidir.

Saç mezoterapisi, saç dökülmesini durdurmak ve saç dökülmesini gidermek için yapılan bir uygulamadır. Vitaminler, proteinler ve diğer besinler kişinin saç derisine dışarıdan yüklenir. Saç mezoterapisinde tüm besinler saç derisine çok az acı veren bir iğne ile enjekte edilir.




Liposuction

Liposuction, vücudumuzdaki istenmeyen yağları gidermek için kullanılan bir tür vücut şekillendirme işlemidir. Egzersiz  ve diyet yoluyla kaybetmesi zor olan yağ bölgelerini bir cihaz yardımıyla vakumla almayı içerir. Yağ kütlelerinin ve birikintilerinin toplanma eğiliminde olduğu vücut bölgelerinde gerçekleştirilir, örneğin kalçalar, uyluklar, karın, sırt ve kollar.

Prosedürün amacı vücudunuzu şekillendirmek ve iyi bir şekli korumaktır. Yine aynı beslenme düzeni ve hareketsizliğe devam ederseniz kilo vermenizi sağlamaz. Ancak beslenme düzeninizi değiştirir ve yukarıdaki uyarıları dikkate alıp başlarsanız sağlıklı besinler tükettikten sonra tartıdaki değişimi göreceksiniz.

İşlem genel, bölgesel veya lokal anestezi altında yapılabilir. Anestezinin tipi ve miktarı, vücut ağırlığınıza, şeklinize ve/veya ameliyattan beklentinize göre. cerrahınız tarafından aspire edilmeye karar verilen yağ hacmine bağlıdır.

Liposuction ameliyatı herkese yapılabilir ama bu ameliyat özellikle normal kilolu ve cilt elastikiyeti iyi olan kişilerde en iyi performansı göstermektedir. Yine de son on yılda enerji bazlı liposuction cihazları ameliyathanelerde yaygın olarak bulunmaktadır. Sonuçları itibariyle yüz güldürücü olabilir, ancak doktorunuzla birlikte liposuction ameliyatına karar verilmelidir. Daha önceden de liposuction yapılan kişilere tekrar önerilmesinden kaçınılmalıdır. Devamlı olarak yapılacak bir işlem değildir. Komplikasyonları da gözardı edilmemelidir.

Cerrahlar tarafından kullanılan farklı tip enerji üreten liposuction cihazları vardır. 

  • Ultrason yardımlı liposuction (UAL). İlk nesil UAL cihazları doku hasarı vakalarında ciddi oranda artış olması nedeniyle yeniden dizayn edilerek şimdi üçüncü nesil ile UAL cihazlarıyla, doku hasarı minimize edilerek güvenli koşullar altında ameliyatlar gerçekleştirilmektedir. UAL, özellikle cilt tonusu nedeniyle yağın çıkarılması daha zor olan bölgelerin liposuction uygulamasında, jinekomastide, karın, sırt yağlarının alınmasında ve ikinci kez liposuction olanlarda üçüncü nesil UAL cihazı uygundur.
  • Lazer destekli liposuction. Lazer enerjisi, mikron çapında lazer dalga boyları fiber optik bir sistemle ince bir tüp yardımıyla doğrudan yağ hücrelerine verilir. Termal etki yaratılarak yağ hücreleri arasındaki bağları parçalar ve bu sayede yağ hücreleri kolaylıkla emilebilir. Ek olarak lazerlerin termal etkisi cilt elastikiyetini de arttırır, gevşek olan ciltlerde bu etki önemlidir, bu da insanların bu uygulamayı seçmelerinde daha çok tercih edilebilir anlamına gelir.
  • Radyofrekans destekli liposuction. Nispeten yeni bir prosedürdür. Cilt sıkılaştırmayı teşvik etmek ve istenmeyen yağları gidermek için bu uygulama ile üretilen termal enerji kullanılır. 
  • Güç yardımlı liposuction (PAL) yukarı ve aşağı, dairesel olarak kullanır. Vibrasyon oluşturur ve sonucunda yağ hücrelerini bu sayede parçalar. Daha az enerji gerektirir. Daha fazla yağın alınması ile sonuçlanır. Zor olgularda, sekonder ve skarlaşmış bölgelerde, yoğun yağ birikimi olan alanlarda büyük miktarda yağ toplarken kullanılır.

Liposuction ile alınan yağ hücreleri tekrar büyümez. Eğer kalorinize dikkat eder, doğru ve sağlıklı beslenme modellerini seçer, gıdalarla alamadığımız besin değerlerini canlı ve fonksiyonel gıdalarla takviye edersek, egzersiz ve spor yaparsak yeni dizayn edilmiş vücut şekliniz korunur. Ama bu önerilere uymaz ve bildiğinizi okumaya devam ederseniz, önemli miktarda kilo alırsanız, yağ asitleri vücudunuza dağılır ve vücudunuzda daha önce hiç görmediğiniz yeni yağ birikimlerini görebilirsiniz. Ancak, bir liposuction uygulama sonrası kişi kilo almazsa sonrasında tedavi edilen yağ dokusu tekrardan aynı bölgeye geri gelmez. Liposuction yaşlanma sürecini durdurmaz. Vücudun yağ birikintilerinin şekli ve bölgesi artan yaşla birlikte kademeli olarak değişebilir.

Hamilelik, liposuction sonuçlarını kalıcı olarak değiştirmez. Bir kadın liposuction ardından hamile kalır, kilo alır, doğum yapar ve sonunda hamileliğin aşırı kilosunu kaybederse, orijinal liposuction sonucunda oluşan iyileştirmeler liposuction yapılmış haline geri döner. Ancak hamileleik esnasında kazandığı çatlak izleri ve cilt tonusu değişiklikleri geri dönmeyebilir. Bu tamamen hamileliğin ciltte yarattığı değişikliklerdir. 

Liposuctiondan 2-3 ay sonra sonucunuz belli olur. Özellikle ilk 2 hafta ameliyattan sonra kişilerin ameliyat bölgelerinde çok fazla şişlik olur ama gün geçtikçe şişlikler azalır. İşlemden sonra size bir kompresyon giysisi takılır. Bu şişliklerin azaltılmasında yardımcı olur. Şişliği ve morluğu azaltmak için ameliyattan sonra en az 6 hafta giyilmelidir. 

Liposuction sonrası meydana gelen yaygın rahatsızlıklar:

  • morarma ve şişme 
  • uyuşma
  • küçük yara izleri (5-6 mm)
  • birinci ve/veya ikinci gün kesilerden gelen kırmızı renkli sıvı
  • şişmiş ayak bilekleri

Liposuction bazen yapılan bölgelerde pütürlü ve düzensiz sonuçlara, hematom/seroma, aylarca sürebilen kalıcı uyuşukluk, cilt renginde değişiklikler, pulmoner ödem, akciğerlerde kan pıhtılaşması veya iç organlarda hasar oluşturabilir. Cerrahınız size bu risklerin ve komplikasyonların ne kadar olası olduğunu ve nasıl tedavi edileceğini açıklamalı ve karşılıklı tartışmalısınız...


Obezite - Kedi ve Köpekler

Kedi ve Köpeklerde Obezite

Evcil hayvan sahipleri, köpeklerini ailenin bir parçası olarak görür. Bu nedenle, birçok sahip, evcil hayvanlarına olan sevgilerini ifade etmek için kendilerinin yediği yiyecekleri kullanma eğilimindedir. Bununla birlikte, yiyeceklerin evcil hayvanlar için insandan farklı bir önemi vardır ve evcil hayvanlarını memnun ettikleri inancıyla, sahipleri obezite ile mücadele edilmesi gerekecek düzeyde evcil hayvanların oluşmasına katkıda bulunan davranışsal hatalar yaparlar. ABD/İngiltere'de kedi ve köpeklerinin %60 kadarının fazla kilolu olduğu düşünülüyor, köpek ve kedi sahiplerinin yarısında obezite olduğu, evlerinde birlikte yaşadıkları köpek ve kedilerin %60'ının da obezite halinde olduğunu öğrenince şaşırdım. Obezite halinde olan kişiler arasında sorgulama yapıldığında ise her 4 köpek ve kedi sahibinden sadece 1'i evcil hayvanlarının obezite tarzında şekillenmiş olduğunu söylüyor.

Obezite, vücutta çok fazla yağ depolanması için kullanılan tıbbi terimdir. Obezite yavaş ve sinsi bir şekilde gelişir, bu nedenle çoğu sahip bunun farkında bile değildir. Tedavisi her zaman zordur, çünkü, öncelikle evcil hayvan sahiplerinin evcil hayvanlarının beslenme alışkanlığını değiştirmesi gerekir. Doğası gereği köpekler oburdur. Buna karşılık, kediler yalnız avcılardır ve normalde sadece acıktıklarında yemek yerler. Bununla birlikte, evcilleştirilmiş hayvanların statüsü, normalde doğal ortamlarında yaşarken kapalı yaşama dönüştü, dolayısıyla onların temel doğası değişti. Doğada mücadele ederken yedikleri yemekler şimdi yemek kaplarının içinde her zaman hazır halde bulunuyor. 

Zaten hareketsizlik kapalı yaşamlarından dolayı sıradanlaşmış durumda ve üstüne de hazır önüne konulan yemekler olunca obezite kaçınılmaz hale geliyor. Obezite, hayvan tarafından harcanan enerji miktarıyla karşılaştırıldığında, yiyecek şeklinde alınan çok fazla enerjinin sonucudur. Bu dengesizlik hayvanın kendisinden (hastalık, davranış sorunları) veya hayvan sahibinin yanlış beslenme davranışından kaynaklanabilir. Obezite, tedavisi uzun bir süre alabilir. Bununla birlikte, farkındalık ve obezitenin ne olduğu, kedi ve köpeklere neler yapabileceği bilgilerini öğrenmek işin başlangıcıdır sadece. Pratiğe geçmek kolay olmayacaktır ama onları aile bireyi olarak kabul etmemiz bu mücadeleyi yapmamızı gerektirir.

Obez evcil hayvanların ömrü daha kısa maalesef. Kedi ve köpeklerde obezite 20'den fazla hastalıkla ilişkilendirilmiştir. Obezite, yağın organlara sızmasına neden olarak vücuda daha da fazla mekanik yük bindirir. Bu nedenle obezite olduğunda şeker hastalığı, cilt sorunları, egzersiz intoleransı, kardiyovasküler ve solunum yolu hastalıkları, idrar taşları ve artrit gibi ağrılı eklem sorunları gibi organik hastalıklar sık görülür. Hayvanlar daha az egzersiz yaptığında, kilo almaya daha da yatkındır. Obezite, hayvanın ruh sağlığını da etkiler, çünkü hareket eksikliği, sosyal temas için daha az fırsatı olduğu anlamına gelir.

Köpeklerde aşırı gıda alımı ve hareketsiz yaşam, obezite insidansının artmasına neden olan ana suçlulardır. Pek çok evcil hayvan artık kapalı mekanlara kapatılıyor ya da sadece oynamak için küçük bir bahçesi var. Sahipler çalışmakla meşgul ve hafta boyunca köpeği gezdirmek için çok az zamanları var. Pazar yürüyüşü yeterli değil, bir köpeğin haftada en az birkaç saat, aslında her gün düzenli yürümesi gerekiyor.



Kilo Vermek

 Kilo vermek için basit ipuçları

-Çalışma saatlerinde egzersiz yapmak: Asansör yerine merdiven kullanırken kalori yakılabilir. Birçok insan, günlük olarak fazladan kalori kaybetmek için bu kolay fırsattan yararlanmıştır. Öğle tatilinde yemek sonrası saatte bir yürüyüş yapmak da iyi bir fikirdir. Kilo vermek mümkündür.

-Otomatlardan kaçınmak: Yoğun bir çalışma programı, işyerindeki otomatlardan sağlıksız atıştırmalıkların satın alınmasına neden olabilir. Ancak bu şekerler ve cips paketlerinin besin değeri yoktur ve yalnızca yüksek kaloriler ve sağlıksız yağlar içerir. Bu nedenle, otomatlara direnmek ve sağlıklı besinlerle dolu kuruyemişler ve kuru meyveler gibi sağlıklı atıştırmalıklar taşımak daha iyidir. Bu tavsiye ile kilo vermek mümkündür.

-Gazlı içeceklerden kaçınmak: Bu tür içecekler, kan şekerini ve enerjiyi hızla yükselten, ancak kısa bir süre için yüksek miktarda şeker içerir. Aşırı derecede insülin salgılanmasına katkıda bulunur. Gazlı içeceklerin yan etkileri çok büyüktür ve şaşırtıcı olmayan bir şekilde birçok araştırma, şeker yüklü içecekleri tüketenlerin, onlardan kaçınanların aksine sürekli olarak kilo aldıklarını göstermiştir. Ayrıca gazlı içecekler midemizi büyüterek daha fazla gıda almamızı arttırırlar. Doygunluk hissi azalır. Bu tavsiye ile kilo vermek mümkündür.

-Sağlık bilincine sahip bir iş arkadaşına sahip olmak: Sağlıksız iş arkadaşları arasında sağlıklı alışkanlıkların uygulanması çoğu zaman zorlayıcı olabilir. Bununla birlikte, sağlık bilincine sahip arkadaşlarla takılmak, kötü beslenme alışkanlıklarını azaltmaya ve sağlıklı beslenmeyi daha da teşvik etmeye yardımcı olabilir. Bu nedenle, benzer sağlık hedeflerini paylaşan biriyle daha fazla zaman geçirmek akıllıca bir karardır. Bu tavsiye hayatınıza olumlu katkılara vesile olur, kilo vermek kolaylaşır.

-Bol su içmek: Bazı insanlar genellikle susuzluklarını açlıkla karıştırırlar ve susuzluğunu gidermek için su içmek yerine yemek yerler. Beynimizde susama ve açlık merkezleri birbirine komşudur. Vücut dehidratasyon nedeniyle sinyaller alır ve insanlar vücudun ihtiyacı olan tek şey su olduğunda aç olduklarına inanırlar. Fazlada kalori almamak için, bu sinyalleri karıştırmamak ve doğrusunu bulmak için öncelikle bol su içilmelidir, çünkü su içen bir kişi iş yerinde daha iyi odaklanabilir ve çalışabilir. Bu davranışla kilo vermek ve kilo almamak mümkündür. 

-Duygusal yemek yemekten kaçınmak: İnsanların günlerindeki boşluğu veya can sıkıntısını nasıl dolduracaklarını bilmedikleri bir durumdur ve onları rahatlatan tek seçenek yiyecekler veya atıştırmalıklar gibi görünmektedir. İşte buna duygusal yeme diyoruz; bu durum aşırı yemeye ve daha fazla vücut yağı birikimine yol açarken daha mutlu olacağımızı düşünerek tatmin edici görünen tehlikeli bir alışkanlık. Zaman boşluğunuzun çok olduğu ve ne ile değerlendirilmesini bilemediğiniz zamanlarda, tavsiye almak veya duygusal yardım almak için bir profesyonele danışmak ve belki de bir kilo vermek için destek grubuna katılmak faydalı olabilir. Bu alternatifler, aşırı yemek yemenin asla doğru cevap olmaması gerektiği düşüncesi bir kişinin sorunlara veya ikilemlere gerçek bir çözüm bulmaya çalışırken dikkatli yemeye başlamasına yardımcı olabilir. 

Bu tavsiyelere uymak, yaşamınızı bunlara göre düzenlemek ve pratiğe geçirmekle kilo almamak ve kilo vermek mümkündür.



Yoga

Yoga, son yıllarda popülerlik kazanan eski bir bilgi ve fiziksel aktivitedir. Ancak yoga, diğer fiziksel aktivitelerden farklıdır. Sadece fiziksel zindeliğinizi ve sağlığınızı geliştirmeyi değil, aynı zamanda zihni, bedeni ve ruhu birleştirerek huzurlu, mutlu ve sağlıklı yaşamı da hedefler. Kişisel olarak yapılabildiği gibi grup olarak da yapılabilir. Çok farklı teknikleri olan yoganın kadim zamanlardan gelen bilgilerle günümüzdeki bilgilerin, detayların, figürlerin, düşünme şeklinin, tarzın vs. ile harmanlanarak çok farklı yoga türleri ortaya çıkmıştır. Yoga bir felsefedir ve uygulayıcılarına yogi denilmektedir. 

Birçok yogiyle birlikte yoga felsefesini birlikte uygulayabilirsiniz. Hücre düzeyinde pozitif etkisi olduğuna inandığım yoga değerler bütünü ve ruhunu tüm hücrelerinizde hissedebilir hale gelebilirseniz eğer muhteşem bir şey yapmış ve muhteşem bir şeyle tanışmış olursunuz. Bu değerler bütünü ve felsefesini açıklamanın belki de en iyi yolu 'yoga' kelimesinin kökenine bakmaktır. Kökeni, birlik veya birlik anlamına gelen Sanskritçe 'yuj' kelimesinden gelir.

Günümüzde yoga, kasları germek ve güçlendirmek için fiziksel pratiğin (asana) daha ön saflarında yer almaktadır, ancak aynı zamanda bir dizi disiplin, sözel ve davranışsal yaklaşım gerektirir ve nihai hedefi anlamak olan meditasyondur. 

Çeşitli yoga türleri arasında nihayetinde hepsi aynı amaca sahiptir. Hatha, Ashtanga, Iyengar, Yin, Restoratif, Kundalini ve Sıcak yoga günümüzde en çok uygulanan yoga türlerinden bazılarıdır.

Yoga pratiği genellikle 1-1.5 saatlik seanslardır, çeşitli pozisyonlar içinde kalırken kasları gererek ve gevşeterek enerji akış düzenini korumayı amaçlar. Seansın bitiminden önce nefes egzersizleri ve meditasyon da yapılır.

Herkes, yaşı ve vücudu ne olursa olsun, yoga yapabilir ve yoganın verdiği enerji disiplinin faydalarından yararlanabilirsiniz. Başlangıç ​​seviyesinde deneyerek hangi yoga türünün size iyi geldiğine karar verebilirsiniz. Bu konularla ilgili videolar izleyebilirsiniz, kitaplar okuyabilirsiniz. Ama en önemlisi de istediğiniz zaman, istediğiniz anda başlayabilirsiniz. Yoga ile daha mutlu olmanız ve enerjinizi kontrol etmeniz dileğimle....


Fazla Kilo Almak

 Fazla Kilo Almak

-Orta derecede fiziksel aktiviteye rağmen gün boyunca yakılmayan, kalorisi yüksek yiyecekler yemek nedeniyle fazla kilo almak. Zamanla, daha fazla kalori birikimi obeziteye yol açabilir

-Yağlı ve şeker ilaveli işlenmiş gıdaların tüketilmesi nedeniyle fazla kilo almak,

-Fiziksel hareketsizlik nedeniyle fazla kilo almak,

-Hormonal dengesizlik nedeniyle açlığa ve kalorisi yüksek yiyeceklere yönelik isteklere neden olabilecek yetersiz uyku süresi nedeniyle fazla kilo almak

-Kişiyi obeziteye yatkın hale getiren genetik etkilenmeden dolayı fazla kilo almak,  

-Yaşla birlikte vücuttaki kas miktarı azalır ve daha düşük kas kütlesi nedeniyle metabolizmanın azalması ve daha fazla kilo almak mümkündür 

-Hamilelik sırasında bebeğin beslenmesi için fazladan yenilen gıdalar nedeniyle fazla kilo almak olağandır, ancak doğum sonrası alınan kiloların verilmesi zor olabilir ve birçok kadın doğum sonrası da fazladan kilo almaya devam eder. Fazla kilo almak vücut kitle indekslerine göre kategori edilmeli ve tehlike sınırlarını aşmamalıdır. Fazla kilo almak vücudumuzun sağlığına negatif etki yapar, dikkat edelim...

Fazla kilo almak durumunu açıklayabilecek birkaç tıbbi durum vardır:

-Polikistik over sendromu (PCOS): bir kadının hormon düzeylerini etkileyen bir durum 

-Prader-Willi sendromu: obsesif yemeye neden olan bir durum 

-Cushing sendromu: aşırı kortikosteroid hormonlarının metabolik bir bozukluğa neden olduğu bir durum 

-Az çalışan tiroid bezi


(Hipotirodizm): Tiroid bezinin, metabolizma dahil olmak üzere vücuttaki birçok süreç için hayati önem taşıyan tiroid hormonunu yetersiz miktarda ürettiği bir durum 

-Osteoartrit: ağrılı ve sert eklemlere neden olan, hareketi ve fiziksel aktiviteyi son derece zorlaştıran bir durum

Fazla kilo almakla bana bir şey olmaz demeyin, doktorunuza ve beslenme uzmanınıza başvurun...